Bilgilendirme: Bu projenin geliştirilmesine devam edilmeyecektir; çünkü herkul.app/arama zaten çok daha geniş bir veritabanı ile daha iyi bir arama deneyimi sunuyor. Yine de bu siteyi çevrimiçi tutmaya devam edeceğiz.

Hazreti Muaviye ve bir müsavat misali
Tahmini okuma süresi: 2 dk.
763 defa okundu.

Kitap:Fasıldan Fasıla 2



 



Hazreti Muaviye’ye bir adam gelir ve şu hadisi okur: “Allah bir kimseyi herhangi bir hususta âmir yapar ve o, miskine, mazluma veya hâcet sahibine kapısını kaparsa, Allah onun en şiddetli ihtiyacı esnasında kendisine rahmet kapılarını kapar.”

Bunun üzerine Muaviye: “Bir adam görevlendirin, halkın arasında gezsin ve onların ihtiyaçlarını bana iletsin.” diye emreder.[1]

Düşünün ki o dönemde İslâm ülkesinin toprakları İstanbul kapılarına kadar dayanmıştı ama, devlet reisi sıradan bir vatandaşı karşısına alıp dinleyebiliyordu.

Hazreti Muaviye’nin vali olduğu bir dönemde Hazreti Ebû Zer yanına gelerek onu: “Altını, gümüşü yığıp Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onları pek acı bir azapla müjdele.” (Tevbe sûresi, 9/34) âyetiyle ikaz eder. Muaviye: “Bizim durumumuz bu âyetin hükmüne dâhil değildir.” deyince de onun suratına iki tokat aşkeder ve oradan ayrılır. Daha sonra Muaviye, Hazreti Osman’a sadece: “Bunu buradan alın.” diye ricada bulunur.. hepsi o kadar.[2]



[1] Bkz.: et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr 22/301; Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ 8/130. [2] Buhârî, zekât 4, tefsîru sûre (9) 7; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef 2/427, 6/194.