سَنُرِيهِمْ آيَاتِنَا فِي الْآفَاقِ وَفِي أَنفُسِهِمْ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُ الْحَقُّ أَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ أَنَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ "Biz onlara, ufuklarda ve kendi nefislerinde âyetlerimizi gösterecegiz ki, o Kur'ân'ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbin herşeye şahit olması yetmez mi?" (Fussilet, 41/53) Yani "(insanlar hangi ilmin hangi dalında ihtisas yapmaya çalışırlarsa çalışsınlar, açık ve seçik olarak) âfâktaki ve kendi nefislerindeki âyetlerimizi onlara göstereceğiz." Mâhiyet-i insaniyetin abes olmadığını, gelişigüzel gelmediğini, bu mevzûda ortaya atılan faraziye ve hipotezlerin ciddi bir dayanağı bulunmadığını,...
Devam et..Web sitemizi telefonunuza Mobil Uygulama olarak indirebilirsiniz.
Daha fazla bilgi içintıklayınız.Bütün kitaplarda farklı arama metodları ile arama imkanı.
Daha fazla bilgi içintıklayınız.Her gün okuma süresi 5 dakikadan az yeni bir bölüm paylaşımı.