Bir şeyi temâşâ etme ve gözleme mânâlarına gelen müşâhede; ef’âlde esmâyı, esmâda “Müsemmâ-i Akdes”i basîretle rü’yete denir. Diğer bir yaklaşımla, müşâhede, kurb erlerinin, “min verâi hicab”1 ufkuna ulaşarak, eşyanın “ehadiyet-i Hakk”a (Hak birliği) şeffaf bir ayna hâline gelmesinden ibaret sayılmıştır. Müşâhede, hak yolcusunun, temâşâsını basîret nuruyla gerçekleştirmesi açısından rü’yet diyebileceğimiz görmeden ayrılır ki, İsmail Hakkı merhum, Muhammediye Şerhi’nde bu farklılığa şöyle işaret eder: Yüksek bir mazhariyet olan müşâhede, basîretin müşâhedesidir, basarın değil; zira basarla görülüp hissedilen şey, Hak nurunun zılli, eseri...
Devam et..Web sitemizi telefonunuza Mobil Uygulama olarak indirebilirsiniz.
Daha fazla bilgi içintıklayınız.Bütün kitaplarda farklı arama metodları ile arama imkanı.
Daha fazla bilgi içintıklayınız.Her gün okuma süresi 5 dakikadan az yeni bir bölüm paylaşımı.