Bizim eski atalarımız Müslüman olmadan önce yaratıcı bir zâta inanıyorlardı. Belki kendilerine göre, değişik tanrıları da vardı. Ama onlar daha çok kendi lehçeleri ile “Tengri” dedikleri zaman, Zât-ı Ulûhiyeti kastediyorlardı. Bu kelime sonra biraz daha incelik kazandı ve tanrı şeklini aldı ki, aslında mâbut demektir ve Arapça’daki “ilâh”ın, Fransızca’daki “Dieu”nun, Farsça’daki “Hudâ”nın karşılığı olan bir kelimedir. Ama hiçbir zaman, Cenâb-ı Hakk’ın bütün Esmâ-i Hüsnâsını câmî, ism-i Zât olan “Allah” kelimesinin karşılığı değildir. Allah dendiği an, bütün kâinatta tecellî eden isimleriyle...
Devam et..Web sitemizi telefonunuza Mobil Uygulama olarak indirebilirsiniz.
Daha fazla bilgi içintıklayınız.Bütün kitaplarda farklı arama metodları ile arama imkanı.
Daha fazla bilgi içintıklayınız.Her gün okuma süresi 5 dakikadan az yeni bir bölüm paylaşımı.